Toplum 5.0 ve lojistik ilişkisinin yiyecek-içecek işletmelerinde incelenmesi
Özet
Lojistik ve teknolojinin beraber ivme kazanması işletmelerin rekabet ortamında ayakta
kalmasını sağlamaktadır. Lojistik; doğru ürünün, doğru şartlarda, doğru miktarda, doğru yerde,
doğru zamanda, doğru maliyetle, doğru müşteri için kullanılmasını amaçlamaktadır. Yiyecek
ve içecek sektörünün kendine özgü özelliklerinin olmasından dolayı teknolojik değişimlerden
kolayca etkilenen ve uyumlanabilen bir sektör olduğu söylenebilmektedir. Bu anlamda Japonya
tarafından 2017’de ortaya atılan Toplum 5.0 devriminin yiyecek ve içecek işletmelerinde
lojistik bağlamında da tartışılması gerektiği düşünülmektedir. Toplum 5.0 ile ulaşılmak istenen
sonuçlar, tüm sektörler ve işletmeler için uyumlanması gereken süreçler olarak belirginleşmektedir. Çalışmanın amacı, buradan yola çıkarak yiyecek ve içecek işletmelerinde lojistiğin
toplum 5.0 kapsamında uyumluluğunu ve işletmelere nasıl bir yarar sağlayacağını bir yazın
taramasına dayanarak tartışmaya açmaktır. Bu çalışmanın gelecekteki çalışmalara altyapı
sağlaması umulmaktadır. The acceleration of logistics and technology together enables enterprises to survive in a
competitive environment. Logistics; the right product, the right conditions, the right amount,
the right place, the right time, the right cost, the right for the customer aims to use. The food
and beverage sector has unique characteristics, so it can be said that it is easily affected and
adaptable by technological changes. In this sense, it is thought that the community 5.0
Revolution introduced by Japan in 2017. Also should be discussed in the context of logistics in
food and beverage businesses. The results that are expected to be achieved with community
5.0 are evident as processes that need to be adapted for all sectors and businesses. The aim of
the study is to discuss the relevance of logistics in food and beverage enterprises in the context
of community 5.0 and how it will benefit businesses based on a literature survey. This study is
expected to provide infrastructure for future studies.