Lamium purpureum L. uçucu yağının farklı kanser hücre hatlarındaki sitotoksik etkisi
Künye
Toprak, Kader. Lamium purpureum L. uçucu yağının farklı kanser hücre hatlarındaki sitotoksik etkisi. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi. Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2025.Özet
Bu çalışmada Lamium purpureum L. Uçucu Yağının Farklı Kanser Hücre Hatlarındaki Si-totoksik Etkisi incelenmiştir. Çalışmamızda insan endotel hücre hattı HUVEC (Human Umberical Vein Endotehlial cells), SW-480 (İnsan kolon kanseri), PC3 (Prostat Kanseri) ve Hep3B (İnsan karaciğer kanseri) hücre hatları ile çalışılmıştır. Hep3B, PC3, Sw480, Huvec hücre hatlarına ve 24,48,72 h süreyle maruz bırakılan L. purpureum uçucu yağının hücre canlılığı üzerine etkileri MTT ile belirlenmiştir. L. purpureum uçucu yağının karaciğer kanseri hücreleri üzerindeki hücre göçü ve koloni formasyonuna etkileri klonojik analiz ile belirlenmiştir. Yara iyileşme testi için fotoğraflar İmage J programı ile analiz edilmiştir. Kimyasal bileşimin analizi Kastamonu Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde GC-MS (Gaz Kromatografisi-Kütle Spektroskopisi) yöntemiyle hizmet alımı yoluyla yaptırılmıştır. Tanımlanan bileşikler içerisinde, 2-pentadecanone, 6,10,14 trimethyl %19.35, phytol %13.10 ve germacrene-D %5.79 ana bileşen olarak tespit edilmiştir. Hep3B hücre hattında L.purpureum yağının antiproliferative etkisi incelendiğinde 24 saat ve 72 saat uygulama sonucunda tüm konsantrasyonlarda kontrol grubu ile karşılaştırıldığında yüksek sitotoksik etki görülmüştür. L.purpureum yağının Hep3b hücrelerinde tümörojenik özelliklerine etkisi yara iyileştirme testi (scratch assay) ve koloni formasyon testi ile belirlenmiştir. Hep3b hücrelerinin koloni formasyon analizinde kontrol grubuyla L.purpureum yağı uygulanan grup arasında koloni sayısında bir fark gözlense de, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Hep3b hücre hattında hücre migrasyonunun analiz edildiği yara iyileşme testi sonuçları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde, hücrelerin hareketliliğini veya migrasyonunu azalttığı ve bu değişikliğin istatistiksel olarak anlamlı olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen verilerin ileride yapılacak olan çalışmalara ışık tutması öngörülmektedir. In this study, the cytotoxic effect of Lamium purpureum L. Essential Oil on different cancer cell lines was investigated. In our study, human endothelial cell line HUVEC (Human Umberical Vein Endotehlial cells), SW-480 (Human colon cancer), PC3 (Prostate Cancer) and Hep3B (Human liver cancer) cell lines were studied. The effects of L. purpureum essential oil on cell viability of Hep3B, PC3, Sw480, Huvec cell lines exposed for 24, 48, 72 h were determined by MTT. The effects of L. purpureum essential oil on cell migration and colony formation on liver cancer cells were determined by clonological analysis. For the wound healing test, photographs were analyzed with the Image J program. Analysis of the chemical composition was carried out by purchasing service at Kastamonu University Central Research Laboratory Application and Research Center using the GC-MS (Gas Chromatography-Mass Spectroscopy) method. Among the identified compounds, 2 pentadecanone, 6,10,14-trimethyl 19.35%, phytol 13.10% and germacrene-D 5.79% were found to be the main components. When the antiproliferative effect of L.purpureum oil was examined on the Hep3B cell line, a high cytotoxic effect was observed at all concentrations after 24 hours and 72 hours of application, compared to the control group. The effect of L.purpureum oil on tumorigenic properties on Hep3b cells was determined by scratch assay and colony formation test. In the colony formation analysis of Hep3b cells, although a difference was observed in the number of colonies between the control group and the group treated with L.purpureum oil, this difference was not found to be statistically significant. When the results of the wound healing test, in which cell migration was analyzed in the Hep3b cell line, were evaluated statistically, it was observed that the mobility or migration of the cells decreased and this change was statistically significant. It is anticipated that the data obtained as a result of this study will shed light on future studies.